Karal: Terör, Anayasa ve Başkanlık Sistemini Değerlendirdi
Siyaset
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
22.02.2016 - 11:51, Güncelleme:
22.02.2016 - 11:51 4591+ kez okundu.
Karal: Terör, Anayasa ve Başkanlık Sistemini Değerlendirdi
AK Parti Rize milletvekili Hasan Karal, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda ülke gündemindeki terör olayları, anayasa görüşmeleri ve başkanlık sistemi hakkındaki soruları cevaplayarak açıklamalarda bulundu.
Karal, Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir devlet olmasını istemeyen dış güçlerin içerdeki uşaklarını da kullanarak Türkiye’nin gücünü zayıflatılmak istediğini belirterek, Türkiye son yıllarda dünyada gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir ülke konumuna geçmesiyle birlikte bizim gücümüzü zarflatılmak isteniyor. Son olarak 3 gün önce Ankara’da özellikle önceden planlanmış bir saldırıyla terör örgütünün uşakları kanlı bir eylem gerçekleştirmişlerdir. Ülke olarak bu eylemin sarsıntısı içerisindeyiz. Bu eylemi yapanlar şunu bilmelidir ki; Biz hiç bir zaman eşkıyaya teslim olmadık. Bundan sonrada bu aziz millet postu on para etmeyen bu eşkıya grubuna teslim olmayacaktır. Önemli olan burada birlik ve beraberliğimiz korumaktır. Bu olay karşısında da gördüğümüz gibi 78 milyon vatandaşımız birleşmiş durumdadır. Tabi ülkemiz bir taraftan bu belayla mücadele ederken ulusal ve uluslararası düzeyde planladığımız projeleri de gerçekleştirmek için azmimizi ve kararlılığımızı sürdürmekteyiz. Bir taraftan ülkemizi tehdit eden bu şer odaklarıyla varımızla yoğumuzla mücadele edeceğiz bir taraftanda ülkemizi dünyanın en güçlü devletlerinden biri yapma noktasındaki hedeflerimizi de gerçekleştireceğiz. ” dedi
Yeni anayasa çalışmalarını ve başkanlık sistemini değerlendiren Karal, “Başkanlık sitemiyle alakalı konu anayasanın değiştirilmesi kapsamında ki konulardan bir bölümdür. Bizim buradaki derdimiz yıllardır yamalı bohçaya dönüşmüş mevcut anayasanın çağın demokratik normlarına uygun hale getirilmesidir. Bütün partiler bundan şikâyetçidir ve bütün partiler seçim beyannamesinde anayasanın değiştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ama nedense masaya oturulduğunda bazı ön yargılı yaklaşımlar bu adımların atılmasını engellemiştir. Şu anda mevcut parlamenter sistemin ne kadar arızalı olduğunu kabul etmeyen hiçbir parti yok. Meclis konuşmalarında her parti parlamenter sisteminin arızlarını konuşuyor ama masanın etrafına gelince masa devriliyor. ” dedi
Karal, parlamenter sistem ve başkanlık sistemindeki bazı farklılıkları karşılaştırarak şu açıklamalarda bulundu, “Halbuki başkanlık sisteminde başkanın yetkileri mevcut Cumhurbaşkanının yetkilerinden daha az. Parlamenter sistemde muhalefetin TBMM’den hiçbir kararını çıkarması mümkün değil. İktidar ne derse o oluyor. İktidarın arzu etmediği hiç bir kanun meclisten geçmez. Başkanlık sisteminde muhalefete partilerinin de kanunları geçirebilme hakkı vardır. Yasamayla yürütmenin tamamen birbirinden ayrıldığı bir sistemi ön görüyoruz biz. Başkanlık siteminde yasamayla yürütme birbirinden tamamen ayrılıyor. Biz illa Amerika’daki veya Fransa’daki gibi bir başkanlık sistemi önermiyoruz. Dünyada birçok devlet başkanlık sistemini uyguluyor. Biz ülkemizin şartlarına göre bir başkanlık sistemi öneriyoruz. Türkiye’de iki başlı bir sistem vardır. Bir tarafta yetkileri son derece geniş halkın seçtiği Cumhurbaşkanı var, diğer tarafta sorumlu olan ve yine halkın seçtiği bir Başbakan var. İki başlı bir sistem var. Etkin karar alma noktasında başarılı olunmaz. Bugün hem Cumhurbaşkanımız hem de Başbakanımız aynı siyasi gelenekten geldiği için sorun yaşanmıyor ama farklı görüşlere sahip Cumhurbaşkanı ve Başbakanın ülkenin önünü nasıl kilitleyeceğini de tahmin edebiliyoruz.” Şeklinde konuştu.
Karal, başkanlık sisteminin anlatılması noktasında önümüzdeki günlerde de başkanlık sistemi hakkında daha geniş ve detaylı bir şekilde açıklamalar yapacaklarını da ifade etti.
Karal Havalimanı Tartışmalarına Son Noktayı Koydu
Karal, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda Rize’deki projeleri ve yatırımları değerlendirirken bu projeler üzerinden yanlış algılar oluşturulması sonrası ortaya çıkan tartışmalara son noktayı koydu.
Karal, özellikle havalimanı ve 10 numara projeler üzerinden milletin kafasının karıştırılmaya çalışıldığını ifade ederek, muhalefet partilerinin siyasetçilerini de AK Partinin projelerini eleştirmek yerine Rize için bugüne kadar ne yaptıklarını açıklamaya davet etti.
Karal, bazı yayın organları tarafından atılan, ‘Havalimanı Bizim Gündemimizden Çıktı’ başlıklarının yanlış anlaşıldığını belirterek, “ Biz yapacağımızı yaptık. Bizim buradaki sorumluluğumuz böyle bir projenin gündeme getirilmesi ve hükümetin programına sokulmasıydı dedim. Biz bunu yaptık. Artık bundan sonra başka projelere bakacağız. Bu iş kendi mecrasında işlemeye devam etmektedir. Ulaştırma bakanı gereken açıklamayı yapmıştır. Ama özellikle Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve ulaştırma bakanımızın bu ifadelerini yeterli bulmayan arkadaşlarımız bizim üzerimize ısrarla gelmektedirler. Ben de dedim ki bu iş bizim gündemimizden çıktı. Hükümet bunu programına aldı ve bunu fiilen devam ettiriyor” diye konuştu.
Karal, Rize belediye başkanıyla arasının açık olduğunu ve 10 numara projeleri belediyeyle baş başa bıraktıklarına dair söylemleri sert bir dille eleştirerek böyle bir şeyin olmadığını ifade etti. Karal konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu, “ Kamuoyunda milletin kafasını karıştırmaya çalışanlar, kendi siyasi partilerinin seçimlerde aldıkları oyları ne kadar aşağıya çektiklerini hesap edemeyen, siyasi anlayışlarının başarıya mı yoksa başarısızlığa mı gittiğini hesaplayamayanlar tutuyorlar bizim projeleri eleştirmek ve bu projelerden nerde bir eksiklik bulabilir ve oradan vururum iktidarı hesabında oluyorlar. Ben buradan bu siyasilere soruyorum: Belki tek başına iktidar olamadınız ama iktidar ortağı oldunuz. Şu Rize’ye kaç tane çivi çaktınız, kaç tane proje kazandırdınız? Bunları açıklayın. Geçen hafta Rize belediyesiyle ilgili bana bir soru sorulduğunda 10 numara projeleri bizzat ben takip etmiyorum. Bunları belediyeye sorun dedim. Bunları takip etmesi gereken bir kurumsal yapı varsa o da Rize belediyesidir. Rize belediyesinin 10 numara adını verdiği bu projelerin uygulanması anlamında Ankara merkezli ihtiyaç olduğunda biz devreye giriyoruz. Bunları takip edecek devletin resmi kurumu olan belediyedir. Bunları belediyeye sorun dedim. Kalkıyor bir siyasetçi bizim belediye başkanımızla aramızın açıldığını söylüyor. Böyle bir şey olabilir mi? Biz belediye başkanımızın faaliyetlerini, çalışmalarını, başarılarını, başarısızlıklarını veya bizim çalışma performanslarımızı parti içerisinde kapalı kapılar ardından konuşuruz, görüşürüz, istişare eder, eleştiririz ama böyle kamuoyu önünde böyle biz birbirimize şu veya bu nedenle laf atabilecek kadar siyasi deneyimden nasibini almamış insanlar mıyız? Böyle bir şey olabilir mi? Kaldı ki öyle bir problem yok. Sanki biz projeleri Rize belediyesiyle baş başa bıraktık, bunlardan vazgeçip bunları takip etmiyoruz gibi bir anlayış gündeme gelemez. Biz bir projeyi yoluna soktuk mu başka bir projeye geçiyoruz.”
Karal, Rize Artvin havalimanıyla ilgili son durum bilgilerini vermek için ulaştırma bakanlığı alt yapı genel müdürlüğünden aldığı son bilgileri paylaştı. O raporda havalimanının son durumu hakkında ki bilgiler şu şekilde;
“Rize, Artvin İlleri ve yöresinin hava ulaşım ihtiyacını karşılamak amacıyla bölgeye havalimanı yapılması planlanmakta olup bu amaçla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Rize ve Artvin İllerine hitap edecek havalimanının ekonomik, maliyet ve projelendirme boyutları açısından yapılabilirliğinin değerlendirilmesine yönelik çalışmaların başlatılması hususundaki talimatları doğrultusunda Bakanlığımız Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü teknik personeli tarafından Rize ve Artvin”de havalimanı için yer tespit çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Artvin İl merkezi ve ilçeleri ile Rize’nin doğusunda yer alan ilçelerinden Karadeniz’in doğusunda yer alan Trabzon Havalimanına erişimin uzun zaman alması ve bu bölgede; özellikle yurtiçinde İstanbul başta olmak üzere Ankara ve Bursa gibi Büyükşehirlerimizde ve Yurtdışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın yoğun olması sebebiyle Artvin-Rize Havalimanının yapımını ihtiyaç haline getirmiştir.
Ayrıca Doğu Karadeniz’in eşsiz coğrafyasında yer alan yaylalarına hızlı güvenli ve konforlu olarak havayoluyla erişiminin sağlanması halinde yurtiçi ve yurtdışı turizm potansiyeli arttıracağı öngörülmektedir.
Bu kapsamda yer tespit çalışmaları sonucunda “Rize-Artvin Havalimanı Ön Değerlendirme Etüd Raporu” hazırlanmış olup söz konusu raporda aşağıda verilen değerlendirmeler yapılmıştır.
Artvin, Rize ve çevresinde konvansiyel boyutlarda bir havalimanının yapılabilmesine uygun arazi şartlarına sahip bir yer tespit edilmeye çalışılmış olmasına karşın, kıyı şeridinden itibaren Rize ilinin güneyine doğru yükselen dağ silsilelerinin varlığı nedeniyle sarp ve engebeli bir arazi yapısına sahip olması bakımından havalimanı yapımı için uygun bir topoğrafyaya karada rastlanılmadığı;
Bu nedenle Ülkemizde uygulaması ilk kez gerçekleştirilen Avrupa’da 1. Dünya’da 3. olma özelliğine sahip ve bütünüyle deniz dolgusu üzerinde inşaatı yapılan Ordu-Giresun Havalimanı, model alınarak Rize ve Artvin sahil şeridi boyunca bir havalimanının yapılabilirliği konusunda bir yer tespit çalışmasına başlanıldığı,
Özellikle Karadeniz Sahil Yolu boyunca deniz dolgusu açısından havalimanı yapılabilirliği uygun olan ve uçakların iniş kalkış ve uçuş konisi içindeki mania koşulları dikkate alınarak yer tespit çalışmaları gerçekleştirilmesi sonucunda Rize il merkezine yaklaşık 34 km, Trabzon il merkezine yaklaşık 105 km ve Artvin il merkezine yaklaşık 75 km uzaklıkta olup Yeşilköy ve Pazar yerleşim yerleri arasında yer uygun görülmüştür.
Rize-Artvin Havalimanının hava ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek konvansiyel boyutlarda inşa edilmesi göz önünde bulundurularak, 4D grubu uçak tiplerinden ve Anadolujet ile THY’nin envanterinde en yüksek sayıda bulunan Boeing 737-800 tipi uçak referans alınarak yapılan pist boyu hesabına göre; 3.000 x 45 m. boyutlarında pist, 300 x 120 m. boyutlarında 3 adet park pozisyonuna sahip apron, 265 x 24 m. boyutlarında bağlantı taksiyolu, 7.225 m. uzunluğunda çevre güvenlik yolu ve her iki pist başında 60 x 60 m. boyutlarında Emniyet Sahası, 240 x 210 m. boyutlarında RESA, 900 m. uzunluğunda yaklaşma ışıkları koridoru bulunacak şekilde projelendirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca PAT Sahaları çevresine deniz dalgalarının olumsuz etkilerini bertaraf etmek amacıyla koruyucu mendirek inşa edilmesi düşünülmekte olup, mendirek içerisinde kalan tüm alan deniz dolgusu yapılarak kapatılacaktır. Terminal Binası ve diğer Üstyapı Tesisleri 2.000.000 yolcu/yıl kapasitesine sahip olacak şekilde planlanmaktadır.
PROJENİN SON DURUMU:
Rize-Artvin Havalimanı Fizibilite Etüdü 12.05.2014 tarihinde hazırlanmış olup tekrar Fizibilite Etüdü Revize edilmiştir.
Çevresel Etki ve Değerlendirme Raporu (ÇED) için ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı gerçekleştirilmiş olup süreç devam etmektedir.
Zemin Sondaj Etüdü ve Batimetrik Harita Alımı çalışmaları tamamlanmıştır.
Dalgakıran, Koruyucu Mendirek Tip Kesitine ve Altyapı Kesin Proje hazırlık çalışmalarına başlanılmıştır.
İmar Planı çalışmaları başlatılmıştır.
2016 yılı yatırım programına 600 milyon altyapı, 150 milyon üstyapı inşaatı olmak üzere toplam 750 milyon TL proje tutarı olarak teklif edilmiş olup, 2016 yatırım programına dahil edilmesi halinde yıl içerisinde altyapı ihalesine çıkılması hedeflenmektedir.“
AK Parti Rize milletvekili Hasan Karal, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda ülke gündemindeki terör olayları, anayasa görüşmeleri ve başkanlık sistemi hakkındaki soruları cevaplayarak açıklamalarda bulundu.
Karal, Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir devlet olmasını istemeyen dış güçlerin içerdeki uşaklarını da kullanarak Türkiye’nin gücünü zayıflatılmak istediğini belirterek, Türkiye son yıllarda dünyada gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir ülke konumuna geçmesiyle birlikte bizim gücümüzü zarflatılmak isteniyor. Son olarak 3 gün önce Ankara’da özellikle önceden planlanmış bir saldırıyla terör örgütünün uşakları kanlı bir eylem gerçekleştirmişlerdir. Ülke olarak bu eylemin sarsıntısı içerisindeyiz. Bu eylemi yapanlar şunu bilmelidir ki; Biz hiç bir zaman eşkıyaya teslim olmadık. Bundan sonrada bu aziz millet postu on para etmeyen bu eşkıya grubuna teslim olmayacaktır. Önemli olan burada birlik ve beraberliğimiz korumaktır. Bu olay karşısında da gördüğümüz gibi 78 milyon vatandaşımız birleşmiş durumdadır. Tabi ülkemiz bir taraftan bu belayla mücadele ederken ulusal ve uluslararası düzeyde planladığımız projeleri de gerçekleştirmek için azmimizi ve kararlılığımızı sürdürmekteyiz. Bir taraftan ülkemizi tehdit eden bu şer odaklarıyla varımızla yoğumuzla mücadele edeceğiz bir taraftanda ülkemizi dünyanın en güçlü devletlerinden biri yapma noktasındaki hedeflerimizi de gerçekleştireceğiz. ” dedi
Yeni anayasa çalışmalarını ve başkanlık sistemini değerlendiren Karal, “Başkanlık sitemiyle alakalı konu anayasanın değiştirilmesi kapsamında ki konulardan bir bölümdür. Bizim buradaki derdimiz yıllardır yamalı bohçaya dönüşmüş mevcut anayasanın çağın demokratik normlarına uygun hale getirilmesidir. Bütün partiler bundan şikâyetçidir ve bütün partiler seçim beyannamesinde anayasanın değiştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ama nedense masaya oturulduğunda bazı ön yargılı yaklaşımlar bu adımların atılmasını engellemiştir. Şu anda mevcut parlamenter sistemin ne kadar arızalı olduğunu kabul etmeyen hiçbir parti yok. Meclis konuşmalarında her parti parlamenter sisteminin arızlarını konuşuyor ama masanın etrafına gelince masa devriliyor. ” dedi
Karal, parlamenter sistem ve başkanlık sistemindeki bazı farklılıkları karşılaştırarak şu açıklamalarda bulundu, “Halbuki başkanlık sisteminde başkanın yetkileri mevcut Cumhurbaşkanının yetkilerinden daha az. Parlamenter sistemde muhalefetin TBMM’den hiçbir kararını çıkarması mümkün değil. İktidar ne derse o oluyor. İktidarın arzu etmediği hiç bir kanun meclisten geçmez. Başkanlık sisteminde muhalefete partilerinin de kanunları geçirebilme hakkı vardır. Yasamayla yürütmenin tamamen birbirinden ayrıldığı bir sistemi ön görüyoruz biz. Başkanlık siteminde yasamayla yürütme birbirinden tamamen ayrılıyor. Biz illa Amerika’daki veya Fransa’daki gibi bir başkanlık sistemi önermiyoruz. Dünyada birçok devlet başkanlık sistemini uyguluyor. Biz ülkemizin şartlarına göre bir başkanlık sistemi öneriyoruz. Türkiye’de iki başlı bir sistem vardır. Bir tarafta yetkileri son derece geniş halkın seçtiği Cumhurbaşkanı var, diğer tarafta sorumlu olan ve yine halkın seçtiği bir Başbakan var. İki başlı bir sistem var. Etkin karar alma noktasında başarılı olunmaz. Bugün hem Cumhurbaşkanımız hem de Başbakanımız aynı siyasi gelenekten geldiği için sorun yaşanmıyor ama farklı görüşlere sahip Cumhurbaşkanı ve Başbakanın ülkenin önünü nasıl kilitleyeceğini de tahmin edebiliyoruz.” Şeklinde konuştu.
Karal, başkanlık sisteminin anlatılması noktasında önümüzdeki günlerde de başkanlık sistemi hakkında daha geniş ve detaylı bir şekilde açıklamalar yapacaklarını da ifade etti.
Karal Havalimanı Tartışmalarına Son Noktayı Koydu
Karal, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda Rize’deki projeleri ve yatırımları değerlendirirken bu projeler üzerinden yanlış algılar oluşturulması sonrası ortaya çıkan tartışmalara son noktayı koydu.
Karal, özellikle havalimanı ve 10 numara projeler üzerinden milletin kafasının karıştırılmaya çalışıldığını ifade ederek, muhalefet partilerinin siyasetçilerini de AK Partinin projelerini eleştirmek yerine Rize için bugüne kadar ne yaptıklarını açıklamaya davet etti.
Karal, bazı yayın organları tarafından atılan, ‘Havalimanı Bizim Gündemimizden Çıktı’ başlıklarının yanlış anlaşıldığını belirterek, “ Biz yapacağımızı yaptık. Bizim buradaki sorumluluğumuz böyle bir projenin gündeme getirilmesi ve hükümetin programına sokulmasıydı dedim. Biz bunu yaptık. Artık bundan sonra başka projelere bakacağız. Bu iş kendi mecrasında işlemeye devam etmektedir. Ulaştırma bakanı gereken açıklamayı yapmıştır. Ama özellikle Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve ulaştırma bakanımızın bu ifadelerini yeterli bulmayan arkadaşlarımız bizim üzerimize ısrarla gelmektedirler. Ben de dedim ki bu iş bizim gündemimizden çıktı. Hükümet bunu programına aldı ve bunu fiilen devam ettiriyor” diye konuştu.

Karal, Rize belediye başkanıyla arasının açık olduğunu ve 10 numara projeleri belediyeyle baş başa bıraktıklarına dair söylemleri sert bir dille eleştirerek böyle bir şeyin olmadığını ifade etti. Karal konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu, “ Kamuoyunda milletin kafasını karıştırmaya çalışanlar, kendi siyasi partilerinin seçimlerde aldıkları oyları ne kadar aşağıya çektiklerini hesap edemeyen, siyasi anlayışlarının başarıya mı yoksa başarısızlığa mı gittiğini hesaplayamayanlar tutuyorlar bizim projeleri eleştirmek ve bu projelerden nerde bir eksiklik bulabilir ve oradan vururum iktidarı hesabında oluyorlar. Ben buradan bu siyasilere soruyorum: Belki tek başına iktidar olamadınız ama iktidar ortağı oldunuz. Şu Rize’ye kaç tane çivi çaktınız, kaç tane proje kazandırdınız? Bunları açıklayın. Geçen hafta Rize belediyesiyle ilgili bana bir soru sorulduğunda 10 numara projeleri bizzat ben takip etmiyorum. Bunları belediyeye sorun dedim. Bunları takip etmesi gereken bir kurumsal yapı varsa o da Rize belediyesidir. Rize belediyesinin 10 numara adını verdiği bu projelerin uygulanması anlamında Ankara merkezli ihtiyaç olduğunda biz devreye giriyoruz. Bunları takip edecek devletin resmi kurumu olan belediyedir. Bunları belediyeye sorun dedim. Kalkıyor bir siyasetçi bizim belediye başkanımızla aramızın açıldığını söylüyor. Böyle bir şey olabilir mi? Biz belediye başkanımızın faaliyetlerini, çalışmalarını, başarılarını, başarısızlıklarını veya bizim çalışma performanslarımızı parti içerisinde kapalı kapılar ardından konuşuruz, görüşürüz, istişare eder, eleştiririz ama böyle kamuoyu önünde böyle biz birbirimize şu veya bu nedenle laf atabilecek kadar siyasi deneyimden nasibini almamış insanlar mıyız? Böyle bir şey olabilir mi? Kaldı ki öyle bir problem yok. Sanki biz projeleri Rize belediyesiyle baş başa bıraktık, bunlardan vazgeçip bunları takip etmiyoruz gibi bir anlayış gündeme gelemez. Biz bir projeyi yoluna soktuk mu başka bir projeye geçiyoruz.”
Karal, Rize Artvin havalimanıyla ilgili son durum bilgilerini vermek için ulaştırma bakanlığı alt yapı genel müdürlüğünden aldığı son bilgileri paylaştı. O raporda havalimanının son durumu hakkında ki bilgiler şu şekilde;
“Rize, Artvin İlleri ve yöresinin hava ulaşım ihtiyacını karşılamak amacıyla bölgeye havalimanı yapılması planlanmakta olup bu amaçla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Rize ve Artvin İllerine hitap edecek havalimanının ekonomik, maliyet ve projelendirme boyutları açısından yapılabilirliğinin değerlendirilmesine yönelik çalışmaların başlatılması hususundaki talimatları doğrultusunda Bakanlığımız Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü teknik personeli tarafından Rize ve Artvin”de havalimanı için yer tespit çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Artvin İl merkezi ve ilçeleri ile Rize’nin doğusunda yer alan ilçelerinden Karadeniz’in doğusunda yer alan Trabzon Havalimanına erişimin uzun zaman alması ve bu bölgede; özellikle yurtiçinde İstanbul başta olmak üzere Ankara ve Bursa gibi Büyükşehirlerimizde ve Yurtdışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın yoğun olması sebebiyle Artvin-Rize Havalimanının yapımını ihtiyaç haline getirmiştir.
Ayrıca Doğu Karadeniz’in eşsiz coğrafyasında yer alan yaylalarına hızlı güvenli ve konforlu olarak havayoluyla erişiminin sağlanması halinde yurtiçi ve yurtdışı turizm potansiyeli arttıracağı öngörülmektedir.
Bu kapsamda yer tespit çalışmaları sonucunda “Rize-Artvin Havalimanı Ön Değerlendirme Etüd Raporu” hazırlanmış olup söz konusu raporda aşağıda verilen değerlendirmeler yapılmıştır.
Artvin, Rize ve çevresinde konvansiyel boyutlarda bir havalimanının yapılabilmesine uygun arazi şartlarına sahip bir yer tespit edilmeye çalışılmış olmasına karşın, kıyı şeridinden itibaren Rize ilinin güneyine doğru yükselen dağ silsilelerinin varlığı nedeniyle sarp ve engebeli bir arazi yapısına sahip olması bakımından havalimanı yapımı için uygun bir topoğrafyaya karada rastlanılmadığı;
Bu nedenle Ülkemizde uygulaması ilk kez gerçekleştirilen Avrupa’da 1. Dünya’da 3. olma özelliğine sahip ve bütünüyle deniz dolgusu üzerinde inşaatı yapılan Ordu-Giresun Havalimanı, model alınarak Rize ve Artvin sahil şeridi boyunca bir havalimanının yapılabilirliği konusunda bir yer tespit çalışmasına başlanıldığı,
Özellikle Karadeniz Sahil Yolu boyunca deniz dolgusu açısından havalimanı yapılabilirliği uygun olan ve uçakların iniş kalkış ve uçuş konisi içindeki mania koşulları dikkate alınarak yer tespit çalışmaları gerçekleştirilmesi sonucunda Rize il merkezine yaklaşık 34 km, Trabzon il merkezine yaklaşık 105 km ve Artvin il merkezine yaklaşık 75 km uzaklıkta olup Yeşilköy ve Pazar yerleşim yerleri arasında yer uygun görülmüştür.
Rize-Artvin Havalimanının hava ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek konvansiyel boyutlarda inşa edilmesi göz önünde bulundurularak, 4D grubu uçak tiplerinden ve Anadolujet ile THY’nin envanterinde en yüksek sayıda bulunan Boeing 737-800 tipi uçak referans alınarak yapılan pist boyu hesabına göre; 3.000 x 45 m. boyutlarında pist, 300 x 120 m. boyutlarında 3 adet park pozisyonuna sahip apron, 265 x 24 m. boyutlarında bağlantı taksiyolu, 7.225 m. uzunluğunda çevre güvenlik yolu ve her iki pist başında 60 x 60 m. boyutlarında Emniyet Sahası, 240 x 210 m. boyutlarında RESA, 900 m. uzunluğunda yaklaşma ışıkları koridoru bulunacak şekilde projelendirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca PAT Sahaları çevresine deniz dalgalarının olumsuz etkilerini bertaraf etmek amacıyla koruyucu mendirek inşa edilmesi düşünülmekte olup, mendirek içerisinde kalan tüm alan deniz dolgusu yapılarak kapatılacaktır. Terminal Binası ve diğer Üstyapı Tesisleri 2.000.000 yolcu/yıl kapasitesine sahip olacak şekilde planlanmaktadır.
PROJENİN SON DURUMU:
Rize-Artvin Havalimanı Fizibilite Etüdü 12.05.2014 tarihinde hazırlanmış olup tekrar Fizibilite Etüdü Revize edilmiştir.
Çevresel Etki ve Değerlendirme Raporu (ÇED) için ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı gerçekleştirilmiş olup süreç devam etmektedir.
Zemin Sondaj Etüdü ve Batimetrik Harita Alımı çalışmaları tamamlanmıştır.
Dalgakıran, Koruyucu Mendirek Tip Kesitine ve Altyapı Kesin Proje hazırlık çalışmalarına başlanılmıştır.
İmar Planı çalışmaları başlatılmıştır.
2016 yılı yatırım programına 600 milyon altyapı, 150 milyon üstyapı inşaatı olmak üzere toplam 750 milyon TL proje tutarı olarak teklif edilmiş olup, 2016 yatırım programına dahil edilmesi halinde yıl içerisinde altyapı ihalesine çıkılması hedeflenmektedir.“
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
