“(Ey Muhammed!) Mümin erkelere söyle! Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini muhafaza etsinler…

Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini muhafaza etsinler…

… Siz ey iman edenler! (kadın erkek, genç yaşlı hepiniz) Topyekûn günahları terk edip Allah’a yönelin ki, mutluluk ve kurtuluşa erebilesiniz.”(Nur Suresi: 24/30-31)

Müslümanlar olarak yılsonları ve yılbaşları hepimiz için “kulluk imtihanının” yoğunlaştığı zamanlardır.

Sırtımızda karşılanması gereken onlarca ihtiyaç listesi, önümüzde milyarda bir ihtimal da olsa “Şans ve talih oyunları paketi, piyango bileti…”

Bir yanda İnancımız öte yanda İhtiyaçlarımız…

Bir yanda İmanımız, öte yanda Şeytani içgüdülerimiz…

Rabbimizin “Ey İman edenler! Sarhoşluk veren her şey, tüm şans ve talih oyunları, Allah’tan başkasına kurban sunmak ve gelecekle ilgili kehanette bulunmak Şeytan işi birer pisliktir, bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz!”(Maide: 5/90) buyruğuna rağmen,

Hayallerini haramlar, kısa yoldan köşe dönme üzerine inşa etmeye kararlı bir Müslüman toplumu…

“Bana çıkmaz ama ah bi çıksa…”

“Keşke o talihli(!) ben olsam!”

“Ne olur Allah’ım bu sefer bana vursun!”

Allah’ın indirdiği, Rasulünün örneklik ettiği “İslâm Nizamına” iman eden bir mümin aslında şöyle dua etmelidir:

“Bilet almakla bir günah işledim. Bu günahın yükü bana yeter inşallah çıkmaz bana…”

Çıksa ne olur?

“Yemesi haram, içmesi haram, giymesi haram, hayır yolunda kullanılması haram”

Ateşten bir lokma, ateşten bir yudum, ateşten bir gömlek…

“Müslüman için haramdan rızık yoktur…”

Esasen mesele Piyango bileti ve tüm şans ve talih oyunları meselesi de değildir. Mesele “Müslümanca bir şahsiyet oluşturamama” meselesidir. Bunca zaafları Müslüman kimlik üzerinde biriktirme meselesidir.

Zaaflarımızın her biri Şeytanın iman sarayımıza giriş yolları ve imtihanımızdır.

Tam da bu sebeple sosyal medya paylaşımlarımıza dikkat edelim. Sanki yeryüzünde “TEK BİR GÜNAH VAR ve bu tek günahı PİYANGO BİLETİ ALANLAR” işliyor gibi yapıyoruz.

“Kendinizi temize çıkarmayın! Yunmuş yıkanmış görmeyin!”(Necm: 53/32) ayeti her birimize bir ihtar değil mi?

“Hepiniz toptan tövbe edin!” ayeti bizi ilgilendirmiyor mu?

Kimimizin zaafı, günahı Bilet,

Kimimizinki Gıybet,

Kimimizin zaafı Şan, Şöhret,

Kimimizinki, haramla yoğrulmuş Mal, Servet,

Bir başkamızın doyumsuz Şehvet,

Ötekimizin ahlaksız Ticaret,

Bir başkasının kuru Hamaset (Edebiyat),

Berikimizin zaafı, Minnet (İman ettim ya daha ne yapacağım!)

Çoğumuzun, Art niyet, Zihniyet (Müşrik mantığıyla hayata bakış)

Ötekimizinki İHLASTAN UZAK İBADET,

Evet, “Şeytanın tuzağı zayıftır” ancak bizim de zayıf noktalarımız çoktur. Yıllar önce kırık dökük yaptığımız ibadeti bugün noksansız mükemmel bir ibadet hikâyeciliğine soyundurur Şeytan…

Şeytan değil bizim “dindarlık açığını kapatma merakımız…”

Bir haramı savunuyor değilim. Allah’ın haram kıldığı hükümde boynumuz kıldan ince. Ancak kendi günahlarımızı unutup başkalarının günahına savaş açmak bizi KURTARMAZ.

Sanırım, insanların her suçunda ben varım;
Günah uzun bir kervan, tâ ucunda ben varım!
  (Necip Fazıl)

İşte bu muhasebeyi yapmalı yılsonunda veya yılbaşında…

Rabbim sırat-ı müstekim çizgisinden ayırmasın bizi…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.