Bu yıl senelik iznimi biraz uzun tuttum ve yazın sonu ile sonbaharın başı olan bir zamana ayarladım. İstedim ki memleket havasını doyasıya soluyayım, doyuncaya kadar yaşayayım. Öylede yaptım. Bir sabah erkenden Ankara’dan çıktım, birçok moladan sonra onaltı saatlik zevkli bir yolculuktan sonra Pazar’a ulaştım.

Tabii hemen ilçemde ben gittikten sonraki yapılan fiziki değişikliklere baktım. Meydan'daki Belediye parkı halkın istediği gibi yapılmamasına, eksikleri olmasına rağmen bence fena sayılmaz. Oturma gurupları henüz yetersiz ama zannederim ilaveler olacak. İlçem için çok daha iyi yatırımlar görmek isterdim. Belkide benim göremediğim, bilemediğim veya yapım aşamasında olan hizmetlerde vardır. 

Herkesin muhakkakı bir derdi tasası var. Dertsiz kul zor bulunur. Ama gözlemlediğim kadarıyla insanların genelinin mutlu ve huzurlu olduğunu gördüm. Tabii bu durum beni çok mutlu etti. Bende bu arada birçok dostumla ahbabımla görüştüm, dertleştim, hulasa hasret giderdim. Komşu ilçelere gittim oradaki dostlarımla da görüştüm, şakalaştım. Bir kez daha memleketimizin güzelliğini, o coşkun akan dereleri başı dumanlı dağları yeşilin birçok tonundaki bitki örtüsünün zarafetini hissederek yaşadım. Atmaca tutkunu dostlarımızın bulunduğu cay ocağı mekânlara gittim, onların zevkle ve şevkle anlattıkları av hikâyelerini dinledim. Esnaf arkadaşlarımı ziyaret ettim, bazılarının sitemlerini, şikâyetlerini bazılarının da met ettiklerini gördüm. Kâh güldüm, kâh kızdım, kâh sinirlendim ama genelde mutlu oldum.

Çok üzüldüğüm şeylerde oldu. Yakın zamanda tanıdığım ama çok sevdiğim, saygı duyduğum, çok beyefendi, çok değerli bir arkadaşımın hastalanması, bir başka sevdiğim arkadaşımın aynı hastalıktan vefatı beni ziyadesiyle üzdü. Ama hayat devam etmekte, bu devran böyle dönmektedir. Tabiikı her faninin sonu malumdur ancak, insanlar yaşadıkları surede diğer insanlara zarar vermeden, mümkünse de diğerlerinin gönlünü kazanmak suretiyle hem bu dünyada mutlu huzurlu yaşam sürdürmek hem de inancımıza göre ebediyetteki mekânın iyisini elde etmek insanların tek amacı olmalı. Bu dünyada herkesin bir eser bırakması tabii ki mümkün değil. Ama herkes bir tatlı dil bir hoş seda bırakabilir diye düşünüyorum. Enazından bu duygu ve düşüncede olmak bu yolda caba harcamak, kalp kırmadan gönül kazanmak lazım. Buda bu fani dünyadaki en büyük servet olsa gerek.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.