“Gerçek şu ki, Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.

Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

Melekler ve Ruh (Cebrail) Rablerinin izniyle her bir iş için yeryüzüne iner de iner. (Tarifsiz bir mutluluğun formüllerini getirirler.)

O gece fecir doğuncaya/tan yeri ağarıncaya kadar selamdır/esenliktir.”

(Kadir suresi: 97/1-5)

Kadir gecesi Yüce Rahmet kaynağının cemal sıfatlarının tecellilerini “bir gece üzerinden” kullarına gösterdiği “ömre bedel” bir gecedir.

Şöyle bir tefekkürde bulunalım:

Kıyamet koparken elinde bir fidan varsa o andaki en kıymetli ibadet “o fidanı toprakla buluşturmaktır.”

Yüce Rabbimiz “beş vakit namazla bir günü ibadete” dönüştürme imkân ve fırsatı vermiş rahmetiyle tecelli etmiştir.

Ümmeti Muhammed’e (sav) Cuma gününü haftalık bayram olarak ikram etmiş, bu günü ibadete çevirmek için “Cuma namazını kılmaya, Allah’ı zikre koşmaya” davet etmiştir.

Zengin olan kullarına yılda bir kere “birikimlerinin kırkta birini” infak etmeleri suretiyle servetlerini “musibetlere karşı sigortalatmıştır.”

Ramazan ayını ayların Sultanı kılmış, bu ayı ibadete dönüştürebilmek için “oruç tutmayı farz kılmıştır.”

Kulların Hac ibadetini emretmiş, anasından doğduğu gibi fıtrat ayarlarına dönebilmeleri için “Arafat’ta vakfe” ve “Ziyaret tavafını” şart koşmuştur. Bu ikisi olmadan Hac ibadeti geçerli olmuyor.

Ramazan geceleri için “teravih namazı ve sahuru” Peygamber (sav) tavsiye etmiş, geceyi ihya ve ibadete dönüştürme yolunu göstermiştir.

Hal böyleyken dikkat edelim,

“Bin aydan hayırlı olduğu” müjdelenen, Meleklerin tüm ihtiyaçları görmek, tüm istekleri “Rabbin huzuruna çıkarmak için” yeryüzüne inerek, adeta yeryüzünü “cennet yurduna” çeviren KADİR Gecesiyle iilgili,

Evet, böylesine “bir ömre bedel” bir gece için acaba neden “Özel bir ibadet koymamıştır?”

“Sırf Kadir Gecesine ait özel bir ibadet yoktur.”

Dikkat çekici değil mi?

Sure sanki “haberi bir sure gibi duruyor.”

“Kadir gecesinde şu ibadeti yaparsanız bin aydan daha hayırlı bir ibadet yapmış olursunuz” buyurulmuyor.

Acaba neden?

Kur’an’da Kadir gecesiyle ilgili “özel bir ibadete işaret eden” bir ayet yok.

Peygamber (sav) hayatında da bu konuda, “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak bu geceyi ihya ederse” ifadesi var.

“Ya Rasulellah (sav)!

Peki bu geceye rastlarsam ne yapayım?”

“Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet!” diye dua tavsiye edilmiştir.

Kadir gecesindeki “bin aydan hayırlı ikramı yakalamak adına tek bir ibadet, özel bir ibadet konmamış olması” bize bu gece hakkında derin derin düşündürmeli ve,

Evet, bakışlarımızı bu gecenin hediyesi olan “buluğa ermiş, en yüce hikmet Kur’an’a” çevirmeliyiz.

İşte bu noktada “haberi cümleler bir hayatı ilmek ilmek dokuyan inşai cümlelere” dönüşüveriyor.

“Hayatın tamamını kuşatan ve insanlığı Rabbin rızasına göre inşa eden” ilahi hakikatler…

“Bir geceyi ömre bedel” kılacak olan şey,

“Hayat kaynağı Kur’an’ın” ayetleri arasında dolaşarak tek tek tafsilatlı bir imana ulaşmaktır.

Kur’an bize bu noktada tek bir ibadeti değil,  “Tarifsiz mutluluğun şifrelerini veriyor.”

Ta ilk kadir gecesinden buyana…

NASIL İHYA EDELİM?

Kaza namazları kılmak, Kur’an okumak, Tövbe istiğfarda bulunmak, teravih namazı kılmak, Bol bol dua etmek, Nafile namaz kılmak gibi ibadetler yapılabilir.

Rabbim Kadir gecesindeki Feyiz ve bereketten istifade edenlerden eylesin…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.