Yıllarca Eğitim Camiasında görev yaparak emekli olan Öğretmen Ali Günay ile” OKUMAK-KİTAP VE KÜTÜPHANE” üzerine söyleşi yaptık.


Emekli Öğretmen Ali Günay “ Herkes Kitap Okuyor” kampanyasına destek için Pazar Mehmet Akif Ersoy Halk Kütüphanesini ziyaret etti. Günay’a sorduğumuz sorulara verdiği çok önemli cevapları sizler ile paylaşıyoruz.
 
 Aklın ana kapısı; merak, anahtarı; okumaktır.
Peki, okumak nedir? Okumak; içimizdeki ve dışımızda ki meçhul âlemi anlamak, ışıklı, ölçülü, düşüncelerle sığda kürek çekmekten kurtulup sonsuza açılmaktır. Benliğimizi bulmaktır. Okumak; dünyaca tanınmış, baş tacı edilmiş eserleri okuyup, hayatına özgürce yön vermektir. Okumak bilgi- birikim kazanmanın en kestirme ve sağlıklı yoludur. Midenin nasıl ki gıdaya ihtiyacı varsa beyninde fikirlere ihtiyacı vardır. Fikirler, düşünceler kitapları okumakla elde edilir. Kısacası okumak yaşamaktır. Okumak özgürlüktür. Okumak yüce dinimizin ilk ayeti ve emridir. Okumakla harfler sözcüklere, sözcükler cümlelere, cümleler de daha büyük anlam bütünlüklerine derlenip toplanır. Tıpkı ilk patlamadan beri kâinatın sürekli genişleyip büyümesi, büyüdükçe içinde barındırdığı varlıkların artması gibi. Bilginin kâinat sonsuzluğu gibi… Okumak; dışsal alışkanlığı içe yöneltmektir.Okumak kitapla arkadaş olmaktır. Bir kitap ile arkadaş arasındaki fark, bilgelik düzeyi değil, kitapla “iletişim kurma” tarzımız olduğu unutulmasın. Çünkü okuma eyleminin sınırları, onun meziyetlerinin doğasından kaynaklanmaktadır. Okumanın zihinsel yaşamımızda oynayabileceği rolü anlamamızı sağlayan, güzel kitaplardır.

Okumak
; fiziksel olarak hareket etmeksizin başka zaman ve mekânlarda yolculuk yapmak, gezmek ve yaşamaktır. Bir bakıma zamanda yolculuk yapmaktır. Toplum olarak okuma alışkanlığımız yok denecek kadar azdır.

Neden okumuyoruz?

 Yeni nesil öğretmenlerde kitap okuma kültürü yok
. Teknolojinin hızlı ve kolay yoldan sonuca varma etkinliklerinde ustadırlar. Teknolojik ürünler kitapla okuyucu arasına girmiş, insanları okuma etkinliğinden uzaklaştırmıştır. Okuma alışkanlığı zamanında kazandırılamamıştır. Anne- babalar evlerinde çocuklarına iyi bir model olamıyor. Teknolojik iletişim araçları burada da etkisini olumsuz yönden gösteriyor. Kitap okuyan anne babanın yerine sürekli TV dizisi izleyen ebeveynler yer alıyor. Eğitim sistemi ezberci bir anlayışla sürdüğü için okuma, araştırma, sorgulama etkinlikleri kullanılamıyor. Sürekli sınav ve test çözmek zorunda olan öğrencinin başvurması gereken, kolay ve hızlı bir şekilde sonuca götüren araçları kullanmaktır… Beyni pelteleştiren TV programları ile zamanın boşa harcanması, kulaktan dolma, derinliği olmayan bilgilerin yaygınlaşması, teknolojik alt yapı ve bilgisine sahip olmadan bu ürünlerin etkisinde esir olunması da okumanın önünde oluşan engellerden biridir. Toplum olarak sözlü kültürden henüz yazılı kültüre geçmiş değiliz. Bundan dolayı okuyan insanımız azdır. Okullarımızda da okumayan insan yetiştiriliyor. Eğitim tersine işliyor.

Okuma alışkanlığı kazandırmak için bir yerden başlamak gerekiyor. Ne zaman, nasıl ve neden okumalıyız?

Okullarda oyunlarla eğlenceli okuma günleri ve saatleri düzenlenmeli
. Okuma alışkanlığı araştırması, anket ve sorgulamalarla toplumun % kaçının okuduğunu, okumayanların okumama nedenleri araştırılmalı. Evinde kitap ve kütüphanesi olup olmadıkları araştırılıp geliştirilmesine çalışılmalı. Okumaya güdüleme programları, okumayı sevdirme atölyeleri ve okuyan toplum projesi gibi projelerle mekânlar oluşturup; kültür şoku, okuma kışkırtısı, kitapla barışma söyleşileri, düşünce üfürmeleri gibi ilgi çekici kavram ve isimler verilmeli. Ana baba çocuklarına iyi bir rol modeli olmaları için işe okul öncesinden başlamalıdırlar. Çocuklarına masalı ezbere değil kitap tan okuyarak dinletmelidir. Edindiği her bilginin kitaptan geldiğinin farkına varmalıdır. Okullarda okuma saatleri dışında ders dışı kültürel etkinliklerin öğretmenler rehberliğinde kütüphanelerde gerçekleşmesi sağlanmalıdır.(ödev yapmak, test çözmek, bir konuyu araştırıp incelemek vb. gibi)Çevreye örnek olmak için yanınızda taşıdığınız her üç malzemeden biri kitap olmalı; hastanede, durakta beklerken, pastanede otururken ve yolculukta seyir halindeyken bile kitap okuma etkinliği yapılmalıdır. Çocuk kitaplarının çocukları anlayan bir dil ile yazılan eserlerden seçilmeli. Okul öncesi çocukları erken okumaya zorlanmamalı. Ancak bol resimli kitaplarla tanıştırılmalı, resimler hakkında konuşturulmalı. Okuma etkinliğinde öğretmenler model olmalı öğrencilerle birlikte okuma etkinliklerine katılmalı. Okuma etkinliğinden önce iyi bir motivasyon yapılmalı. Çocukları okumaya acıktırılmalı. Kitaplarda dostlar gibidir, iyi seçilmiş olmalıdır. İyi kitapları okumak, geçmişte yaşayan en iyi insanlarla tanışmak gibidir. Geçmişteki yazar, bilim adamı ve tarihi ünlü kişilerle sohbet etmek gibidir. Her okuma bir sohbettir. Okunan metinle ilgili duygu, düşünce alışverişinde bulunulmalı. Okuma seansları, okuma grupları oluşturulup seçilen uygun mekânlarda (kütüphaneler) sıra ile okuma etkinliği, okunan bölümleri sıra ile açıklama, yorumlama çalışmaları yapılmalı. Bu çalışmalara öğretmenler özellikle teşvik edip rehber olmalı. Çocukların evlerinde bir kitaplığı bulunmalı ya da mevcut kitaplığa bir bölüm ayrılmalıdır. Kitap satın almaya, sergi ve imza günleri kampanyalarına çocuklarla birlikte gidilmeli. Düzenli aralıklarla çocukları kütüphaneye götürülmeli ve üye yapılmalı. Kitap hediye edilmeli. Bu etkinlikler çeşitli promosyonlarla desteklenmeli.

Neden okumalıyız?

Düzenli okuma, içimizdeki hayvanı eğitme, kendimizi insanlaştırma sürecidir. İnsan kendini okuyarak keşfeder. Okuyarak var eder, yaratır. Bir başka deyişle okuma, insanın kendini arama kurtarma sürecidir. Kendini var etme çabasıdır. Kitaplarla kendimize kanat takıp ülkeden ülkeye, istediğimiz yere uçabilir, zamanda yolculuk gibi geçmişimize ve geleceğimize açılabiliriz. Geçmişte ve yaşayan bilim adamları, yazar, bilge ve üstatlarla tanışır, bunların kurgulamış olduğu eser kahramanları ile sohbet edebiliriz. Yaşama sevincimiz artar, yaşamaktan zevk alır. Güneş dünyayı, kitap insanlığı aydınlatır. Okumak, yazmak, düşünmek; birbirlerini tamamlayan, birbirlerine dönüşen, birlikte oluşan kocaman helezonla insan zekâsını hem kucaklayan hem de onun başarılı olmasını sağlayan üç insanı eylemden biridir. Okumak, bir amaç değil, araçtır. Kendimizi ve içinde bulunduğumuz dünyayı tanımak ve değiştirmek, kaliteli iletişim kurmak, geçmişi öğrenip geleceği kavramak, başka zaman ve mekânlarda yolculuk yapmak, bilgi edinmek, dilimizi ve zihnimizi geliştirmek için okumalıyız. Temel ilke ve değerlerimizi kavramak, pozitif düşünmek, yeni bakış açısını geliştirmek, ruh sağlığımızı korumak ve yeni farkındalıklar kazanmak için kitaplarla tanışmalıyız. Zira kitap insanlığın rehberidir. Kısacası mutlu olmak için kitapla tanışıp okumalıyız.

 
Kitapla buluşma yerleri nerelerdir? Nasıl geliştirip yararlanmalıyız?

Tabii ki kütüphaneler ve kitap evleri
… Çay ocakları, kafeler ve çeşitli okuma salonlarının da buna katabiliriz. Kütüphaneler kültür evleridir. Gerçek bilgi kaynaklarının deposudur.Günümüzün gerçek üniversiteleridir. Bilgi akışını sağlayan, kültür birikimini taşıyan en önemli köprülerdir. En azından böyle olmak durumundadırlar. Siculus’un dediği gibi “ aklın tedavi yerleridir.”

Kütüphaneleri daha etkin hale nasıl getirebiliriz?

. MEB, okullar ve öğrencilerle işbirliği yaparak Kültür Bakanlığı, kitap ve yayın evleri, STÖ ve diğer kuruluşlara çeşitli yazılar yazılıp onları kütüphane merkezli kampanyalara katmalı. Okullara kitap kazandırmada aracı olmalı.
 • Kütüphanelere üye okur kayıtlarının arttırılması. Devamlı okuyan üyeler arasında düzenlenen yarışmalarda hediyeler verilmeli.
 • Bazı günler düzenlenerek konferans, seminer ve sergi işlemlerinde toplumu ve bilhassa öğretmen ve öğrencileri davet edilmeli.
• Öğrenciye, öğretmen ve toplumun her kesimine kitap okuma sevgisini kazandırmaya dönük projeler üretilip uygulanmalı.
 • Bölgemizin yazarlarını çağırıp söyleşiler düzenlenmeli, imza günleri tertip edilmeli.
 • Kütüphaneler Birliği ile işbirliği yapılarak daha çok kütüphane açılması sağlanmalı.
 • Okullarda kurulan kütüphanecilik kulübü nün etkinliklerini kütüphane müdürlüğü bünyesinde çeşitlendirilmeli. İşbirliği yapılmalı.
• Okullarda kitap, okuma ve kütüphaneyi konu alan resim, kompozisyon ve resim yarışmaları düzenlemeli, dereceye giren eserlerin hediyeleri Kütüphane Müdürlüğünce karşılanmalı veya bu tür etkinlikleri o mekânda yapmalı.

Pazar Mehmet Akif Ersoy Halk Kütüphanesi;

 Pazar Mehmet Akif Ersoy İlçe Halk Kütüphanesi son günlerde yaptığı verimli çalışmalarla kendisini fark ettirmiş, ilçede bir kütüphanenin olduğunu ilgisiz kişilere duyurmuştur. Kitap okunan mekânların okumaya elverişli, temiz ve düzenli olması okumaya olumlu etki eder. Bu yönde yaptığı başarılı çalışmalara ek yeni projeler üzerinde durmakta, halkımızı kitap ve kütüphane ile tanıştırmak için çaba göstermektedir. Şimdiye kadar varlığı hakkında bilgi sahibi olmadığımız bu önemli ve güzelim kitap yuvasını halka açmakla çok önemli bir işlevi yerine getirmiştir. Kütüphane Müdürlüğünce yapılan bu çalışmalardan dolayı emeği geçenleri kutluyor başarılarının devamını diliyorum. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
banner120
banner13